|
NARO
BAŞLANGIÇ BİLDİRİSİ
Bizler;
ülkemizin içinde bulunduğu buhran dönemlerinde, geçmişini unutmaya yüz
tutmuş ve sömürü sistemini benimsemiş dünya düzeninden gerektiği kadar
hoşnutsuzluk duymayan Türk gençliğine karşı izale-i evsâh vazifemizi
yerine getirmek için yola çıkmış, neme lazım neyime gerek demeyen,
mutluluk dünyasının sevgi yolcularıyız. Ovalarında kuşlann cıvıldadığı,
ezelden beridir hür yaşamış insanların toprağı olagelmiş; şehit ve gazi
kanlarıyla sulanırken ulu önder Atatürk’ün muasır medeniyetler
seviyesine ulaşmamız için çizdiği yolda hareket noktamızı teşkil etmiş
cennet vatanımızın, hilaf-i âde’ye kapılmış yoz beşerlerinin cirit attığı
satıhlarına kara bulutlar gibi çöken gaflete karşı mahdut imkanlanmız
dahilinde giriştiğimiz mücadelemizin bu başlangıç bildirisiyle temel
ilkelerimizi ve Nuri Alço şahsiyetinde ortaya dökeceğimiz eylemlerimizin ana
fikirlerini ifşa ediyoruz. Öncelikle,
akıllara takılma ihtimali bulunan ”Neden Nuri Alço?” sorusunun cevabını
vermeye çalışalım. Bilindiği üzere 12 Eylül sonrası dönemde ülkemiz
yeni bir ekonomik düzenle tanışmış ve kendini acımasız kapitalizime peşkeş
çeken komünist kafalı bir devlet yapısının da etkisiyle dönülmez yollara
girmişti. Buna kendine entellektüel süsü veren bir grup sosyalist ve
liberalistin de eklenmesiyle ortaya çıkan görüntü, gafil gezen şaşkınlardan
oluşmuş; kendi içindeki ezikliğini fakir halk kitlelerini akla hayale
gelmedik yöntemlerle ezerek dengelemeye çalışan bir oluşumun bariz manzarasından
başka bir şey değildi. Biz, evvellice planladığımız eylemlerimizde
kullanmak için oluşumumuzun görsel ve fikirsel kısmına uygun bir günah keçisi
arayışına girdik. Aklımıza gelen pek çok isim arasından öne çıkabilen
tek bir isim vardı. İşte bu isim içki ve uyuşturucu ağına düşürerek kötü
yollara sapmalarına sebep olduğu günahsız iyi aile kızlarını, sarı bıyıkları
altından kaypak kaypak gülümseyerek seçerken hiç vicdan azabı duymayan;
omuzları vatkalı beyaz gömleğinin açık düğmelerinin arasında sallanıp
duran madalyonu ve beyaz pantolonunun altına giydiği beyaz spor ayakkabılarıyla
tamamladığı saf ve temiz görüntüsünün ardında yatan hain ve sahtekar kişiliğinin
iç burkan parıltılarını seyrek ve fakat kabank sarı saçları vasıtasıyla
dört bir yana saçan ve yüreklerimizin en karanlık derinliklerinde kendine
yer bulan Nuri Alço’dan başkası değildi.... Şimdi
ise bu gafil gezen şaşkınlara karşı gerçekleştireceğimiz eylemlerimizi
şekil ve şemal açısından ele alalım. Mekanımız sokaklar, silahımız
boyalar, cephanemiz ise Nuri Alço’dur. Evvellice hiçbir yerde görülmemiş
tuhaflıktaki eylemlerimizi uygular iken damarlarmızdaki asil kandan başka hiçbir
ateşleyicimiz yoktur. Mevcut hiçbir yasadışı oluşumla ilişkimiz olmadığı
gibi, ulu önder Atatürk’ün çizdiği yoldan başka hiçbir yolun ve
ideolojinin de kölesi değiliz.
Hatırlatınz
ki; demokratik, laik ve üniter bir sosyal hukuk devleti olan Türkiye
Cumhuriyeti topraklarını, bir baştan bir başa aşınmaz elmaslar gibi süsleyen
ve işlediğimiz günahlara karşı başımıza çökmesine müstahak olduğumuz
göğü taşıyan kubbelerin ve minarelerin ılık esintili gölgelerinde kurduğumuz
organizasyonumuzun gafil gezen şaşkın toplumumuza bilinç kazandırmaktan başka
hiçbir amacı yoktur. Bu
doğrultuda gerçekleştireceğimiz eylemlerimizde devletin ve milletin bölünmez
bütünlüğüne, misak-ı milli sınırları içindeki hiçbir özel mülke, özel
ve tüzel hiçbir kişi veya kuruma doğrudan zarar vermeme düsturumuzdan asla
sapmayacağımızı; eylemlerimizi ve fikirlerimizi yalnız ve yalnız, umumi
platformlar üzerinde ifade edeceğimizi ve eylemlerimizde herhangi bir şey
anlatmaya çalışmayan çeşitli renkler kullanacağımızı tüm saf duygularımızı
ayaklarınızın dibine sererek belirtiriz.
Her şey daha güzel bir dünya için! |
Her şey daha güzel bir dünya için!
Bildiriler Eylemler Medyadan Seçkiler Üyelerimiz Katılım Mektuplaşmalardan Seçmeler