Free Web space and hosting from wakaf.net
Search the Web

NARO: "Internet daha büyük kitlelere ulaştıracak"

Volkan Gazioğlu, 
Bilişim Cumhuriyeti - 05/03/2002

Yeşilçam’ın temiz gençleri alkol ve uyuşturucu batağına çeken “kötü adamı” Nuri Alço’yu kendilerine simge olarak seçtiler… Duvarlara onun adını yazdılar… Karmakarışık söylemleriyle kafa karıştırdılar…

Internet siteleri aracılığyla tüm dünyaya yayılmaya çalışan Nuri Alço Revival Organization (NARO), Bilişim Cumhuriyeti’nin sorularını yanıtladı…

“Biz, evvellice planladığımız eylemlerimizde kullanmak için oluşumumuzun görsel ve fikirsel kısmına uygun bir günah keçisi arayışına girdik. Aklımıza gelen pek çok isim arasından öne çıkabilen tek bir isim vardı. İşte bu isim içki ve uyuşturucu ağına düşürerek kötü yollara sapmalarına sebep olduğu günahsız iyi aile kızlarını, sarı bıyıkları altından kaypak kaypak gülümseyerek seçerken hiç vicdan azabı duymayan; omuzları vatkalı beyaz gömleğinin açık düğmelerinin arasında sallanıp duran madalyonu ve beyaz pantolonunun altına giydiği beyaz spor ayakkabılarıyla tamamladığı saf ve temiz görüntüsünün ardında yatan hain ve sahtekar kişiliğinin iç burkan parıltılarını seyrek ve fakat kabank sarı saçları vasıtasıyla dört bir yana saçan ve yüreklerimizin en karanlık derinliklerinde kendine yer bulan Nuri Alço’dan başkası değildi....”

Böyle açıklıyor NARO neden Nuri Alço’yu bir simge olarak seçtiğini http://naro.wakaf.net adresindeki web sitelerinde.

İlk “bildirgelerini” geçtiğimiz yılın Eylül ayında yayınlayan ve o günden bu yana özellikle İstanbul’un değişik semtlerinde duvarlara sprey boyalarla yazılmış “Nuri Alço” sloganlarıyla hayatımıza giren NARO’ya; Internet’e sınırlama getirilmesinden, sayısal uçuruma kadar birçok konudaki fikirlerini sorduk...

Okuyucularımıza önemli duyuru: Söyleşide adı geçmekte olan sinema sanatçısı Nuri Alço, NARO ile hiçbir ilgisi olmadığını açıklamıştır.

BC: Gücünüzü nereden alıyorsunuz? Söylemlerinizden mi, eylemlerinizden mi, gizeminizden mi yoksa Internet'ten mi? Internet olmasaydı "'Nuri Alço Revival Organization", "'Nuri Alço Revival Organization" olabilir miydi?
NARO: Söylemimiz ve eylemlerimizin bize güç verdiği bir gerçek. Gizem ise, en azından hakkımızdaki tartışmalar bitene yahut biraz daha hafifleyene kadar bir tür mecburiyet. Kaldı ki isteyen herkesin elektronik postayla bize ulaşabildiği; internet sitelerine, gazetelere ve dergilere röportajlar verdiğimiz bir ortamda sadece kaşımızın, gözümüzün gözükmemesinden güç alıyor isek vay halimize! Ancak internetin sağladığı imkanlar elbette ki çok büyük. Bizi kitlelere ulaştıran basın ise, internet de kitlelerin bize ulaşabilmesini sağlayan güçtür. Evet, internet olmasaydı NARO gene olurdu. Ancak sizler bugün Bilişim Cumhuriyeti sitesi sayesinde ulaştığınız kitlelere internetsiz bir ortamda ne kadar ulaşabilir idiyseniz biz de o kadar ulaşabilirdik. Belki öyle bir ortamda siz de kendinizi duvarlara "Kahrolsun Microsoft!" yazmak zorunda hissederdiniz. Ancak internet olmadan en fazla "duvarları karalayan yaramaz sokak çocukları" sanıldığınızla kalırdınız.

BC: 11 Eylül'de yaşananlar sonrası çok şey değişti. Eskinin masum "hacking"leri bile artık ciddi yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor tüm dünyada. Türkiye gibi bir ülkede, "hassas mevzuların" üzerine giderek, Internet'in daha fazla baskı görmesine "koz verebilecek" bir başka "dayanak" olabileceğinizi hiç düşündünüz mü?
NARO: Eğer "hassas mevzular" konusunda herkes bahsettiğiniz türden evhamlı bir hassasiyetle susarsa, mevcut tüm insani hassasiyetleri ayaklar altına alarak bizi her geçen gün biraz daha yozlaştırma çabası içinde olanlar istedikleri ortamı yaratmış olmazlar mı? Kapıyı kapatsalar camdan, camı örtseler bacadan, bacayı tıkasalar duvarı delip girmek gerekmez mi her şeyiyle bize ait olan ama bizden esirgedikleri hakları ve hürriyetleri ele geçirebilmemiz için? Koz vermeyelim de taviz mi verelim?

BC: "Gelir dağılımı adaletsizliği" konusunda tavrınız var. Sayısal uçuruma da (digital divide) tavır koyuyor musunuz? Gerçekleştirdiği eylemlerin fotoğraflarını, olmayan dijital kamerasıyla çekip, olmayan Internet bağlantısıyla "gönderen" eylemcileriniz var mı?
NARO: Sadece gelir dağılımındaki adaletsizliğe değil tüm adaletsizliklere tavrımız var. Ancak sebebi ister adaletsizlik olsun ister adaletin bizzat ta kendisi, kitleler arasındaki her nevi farklılığa karşı böylesine aşırı bir duyarlılık gösterirsek ilk etapta iletişime geçebileceğimiz potansiyel sempatizanlarımızdan da vazgeçmiş oluruz. Gerçekleştirdiği eylemleri olmayan fotoğraf makinesiyle çekemeyip olmayan internet bağlantısıyla bize gönderemeyenlerin yaptıkları eylemlere dair bilgiyi bu yazıları gören sempatizanlarımızdan alıyoruz. En kısa zamanda afiş asmak ve basılmış bildiri dağıtmak suretiyle interneti aşarak onlara doğrudan ulaşmaya ve onların da bize internet haricinde bir yöntemle ulaşabilmeleri için güvenli bir çözüm bulmaya çalışacağız. Her ne kadar tarihin bütün önemli sosyal, kültürel ve siyasal hareketlerinin temellerini burjuvazi atmış dahi olsa, bahsettiğiniz kitleler olmadan burjuvazinin fikirsel hareketlerinin hiçbir şey ifade etmediği aşikardır. Onlarla aramızda sağlam bir köprü kurabildiğimiz zaman gücümüz kat be kat artacaktır.

BC: Nuri Alço'yu tüm dünyada tanınan bir "marka" haline getirme iddiasında mısınız, yoksa iş Türkiye'yi aştı, "Nuri Alço" yanlış seçimdi, keşke Anthony Perkins'i seçseydik diyor musunuz?
NARO: Şimdilik Fransa, Almanya, Avustralya, Kanada ve ABD'de eylemlerimiz var. Ancak elbette ki NARO'nun bir hareket olarak sınırların dışına çıkması için önce dil sorununun çözülmesi gerek. Bunun için de yaz ayları boyunca ilk etapta İngilizce ve Fransızca, ilerleyen tarihlerde de mümkün olursa Almanca, İspanyolca ve İtalyanca kısa bildiriler ve afişlerle dışarıya tamamen açılacağız. Dışarıya açılmamız durumunda kullanacağımız isim değişmez. Bir zamanlar Pikaçu dendiğinde de kimse bir şey anlamıyordu. Bugün Nuri Alço dendiğinde hiçbir şey anlamayan ecnebiler için bu ismin bir şey ifade etmesini sağlayabilirsek ne mutlu bize. Nuri Alço da gerçekten yaptıklarımız yahut yapacaklarımız sayesinde bir "dünya markası" haline gelirse kendisini uzaktan gülümseyerek izlemekle yetiniriz.

BC: Sizce Internet'e "yasaklama", "sınırlama" vb getirilmeli mi, yoksa Internet tamamen hür mü olmalı?
NARO: En ılımlısından en radikaline, toplum içindeki tüm sosyal, kültürel ve siyasi fraksiyonların internet siteleri olmalı ve herkes fikrini özgürce savunup kitlelerle paylaşabilmeli. Ancak işin içine ucuz pornografi yahut küfürler, yalanlar ve iftiralar girdiği zaman korunması gereken asıl özgürlüğün ailelerin temiz nesiller yetiştirme ve insanların doğru bilgi alma hakları olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu bağlamda yasaklama olmasa dahi çocukların ve gençlerin zihinlerinin kirletilmemesi ve et budalası mastürbasyon manyakları haline gelmemeleri için internet ile yıkılan bazı tabuların yeniden inşa edilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İnternet bugün, ucuz bilim kurgu filmlerinde kötülerin eline geçen büyük silahlar gibi. Bunun önüne geçilmesi için internet siteleri elbette ki hukuk konusu olabilmelidir. Farz-ı misal bir internet sitesinde iftiraya uğrayan kişi elbette ki bu siteyi dava edebilmelidir. Ancak icraatlarının haklılığını savunmaktan aciz; kendi mevcudiyetine kendisinin dahi güveni kalmamış devletlere kalmamalıdır elbette fikir üreten internet sitelerini özgür düşünceye karşı kurulmuş bağımlı mahkemelere taşımak.

BC: Medyanın size duyduğu ilgi bittiğinde, Internet eski gücünüzü korumaya yetebilecek bir güç olabilecek mi?
NARO: Yukarıda da belirttiğimiz gibi, sadece internetle sınırlı kalmayacağız. Bu açıdan medyanın biten ilgisini bizler kendi emeğimizle farklı satıhlarda canlı tutmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. İnternetin şu an ulaşabildiğimiz kitleyle irtibat halinde kalabilmemizi sağlaması dahi yeterlidir bizim için. İlerleyen günlerde daha büyük kitlelere ulaşmamıza da yardımcı olacaktır internet. Ancak biliyoruz ki, gerçek duvarlara gerçek yazılar yazmasaydık internet sitemizin varlığı hiçbir şey ifade etmeyebilirdi. Dolayısıyla somut dünyadaki eylemleri internet üzerinden yaptıklarımızın önünde taşımaya çabalayacağız. Korumamız gereken bir gücümüzden çok yaymak istediğimiz ciddi ve eğlenceli fikirlerimiz var. Bu fikirlerin gerçek eylemler olmaksızın kamu zihninde hakkettikleri yeri bulmaları mümkün olamaz.

BC: Sitenize reklam teklifi gelse değerlendirir misiniz?
NARO: Şu içinde bulunduğumuz günlerde bayrak, tespih ve şeker üreticilerinden reklam teklifleri alıyoruz. Ancak cevap vermek için boya firmaları arasında açtığımız ihalenin sonuçlanmasını bekliyoruz. Buradan gelecek olan parayı Nuri Alço ile kırışacağız. İlerleyen günlerde Nuri Alço'ya da bize karşı bir örgüt kurdurup site açtırmayı düşünüyoruz. Elbette ki o da kendi sitesine alacağı reklamların parasını bizimle kırışacak. Uzun vadede tasarruflarımızla yeni bir gizli örgüt kurup Kadıköy'ün Güneş Sistemi'nden bağımsızlığı için silahlı mücadele vermeyi planlıyoruz.

BC: Internet ve küreselleşme arasındaki ilişki çerçevesinde, Internet hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
NARO: Eğer kazanan kapitalistler olmasalardı da bugün sosyalist yahut komünist bir küreselleşme olacaktı. Her ne olursa olsun iletişimin bu kadar kolaylaştığı ve yaygınlaştığı bir dünyada küreselleşme kaçınılmazdı. Ancak internetin bu konudaki katkısı ilginç. Aynı anda hem küresel kapitalizmin bir numaralı ihtiyacı olan doyumsuz tüketici nesillerin yaratılmasına katkıda bulunuyor, hem de Küreselleşme Karşıtları'nın örgütlenmesine ve seslerini duyurmalarına yardımcı oluyor. Bir tür yeni soğuk-savaş meydanı gibi sanal alem. Hem milyarlarca dolar'lık şirketleriyle dünyanın en büyük açık pazarı, hem de serbest dosya paylaşımı sayesinde neredeyse dünyanın en büyük komünü durumunda. Bu bağlamda internetin varlığı değil internete kimin hakim olacağı önem kazanmış durumda artık. Dileriz tüm ekonomik sistemlerden ve tüm şahsi ve kurumsal menfaatlerden bağımsız bir adalet mekanizması olur internetin tek hükümranı. Allah'ın internete yeni bir Kutsal Kitap upload edip kötü niyetli web masterları sanal cehenneme göndermesini beklersek bu herkesten çok gafil gezen şaşkınların işine gelir.

Her şey daha güzel bir dünya için! (BC).

 

geri dön


Her şey daha güzel bir dünya için! 

Ana Sayfa

Bildiriler       Eylemler        Medyadan Seçkiler       Üyelerimiz        Katılım        Mektuplaşmalardan Seçmeler 

e-mail: naroism@myway.com