Ece Temelkuran
Milliyet - 13/02/2002
Budur! Hakikaten Türkiye’ye yakışan örgüt budur: Nuri Alço Revival!
Hasretle beklediğimiz sonuç alınmış; insanlara giydirilen ve her türlü
beyin kıpırdanmasını derhal ve en sert biçimde önleyen deli gömleği
kendi deliliğini üretmiştir.
Kenan Evren’den başlayarak bütün Türk
"büyükleri" eserlerine bakıp ne kadar müteessir olsalar azdır.
(Bu arada 82 Anayasası’nı yapanların haberi görünce duygusallaşıp
birbirlerine sarılarak ve "İşte oldu! İşte oldu!" diye bağırmak
suretiyle ağladıklarını da tahmin etmiyor değilim.) Evet, Nuri Alço
Revival nihayet doğmuştur!
Memleketimizin siyasi hava sahasında yıllardır
uçuşup duran "hötzöt cüceler" adamdan sayıldıkça, insanın
insan gibi yaşamasını, düşünmesini önleyen yasalar yürürlükte kaldıkça,
üç-beş öğrenci beş yüz polis tarafından dövüldükçe ama mantar
adamlar bellerinde silah olduğu için kimse tarafından tokatlanamadıkça,
televizyonlarda aynı kravatlı ve asık suratlı fasaryalar ciddi meselelermiş
gibi döndürülüp durdukça, Kanarya Sevenler Derneği bile "bölücü"
olabilir şüphesiyle gözetlendikçe... Velhasıl bu saçmalardan saçma beğen
ahval ve şeraiti sürdükçe görüp görebileceğiniz tek örgüt Nuri Alço
Revival’dır; kıymetini bilin!
Alaska Frigo
meselesi
Yapan iyi yapmış yani. Zira örgütün
bildirilerine ve eylemlerine bakınca bu absürd hareketin acıklı Türkiye
paradosini yine Türkiye’nin yüzüne vurmak gibi son derece iyi ve derin bir
niyet sahibi oldukları görülüyor. En azından niyet bu ise son derece zekice
bir buluş. Gerçekten deli iseler onu bilemem tabii. Ama herhalde birkaç akıllı
arkadaş oturup ne yapsalar bu acayip ülkeye ne kadar komik bir durumda olduğunu
gösterebiliriz diye düşündüler ve böyle bir şey uydurdular. Helal olsun!
Öyle bir şey yaptılar ki, gazeteler gidip Nuri Alço ile röportajlar yaptı,
yaptıkları eylemler duvarlara "Nuri Alço" yazmaktan ibaret olmasına
rağmen gazetelerin birinci sayfasına taşındılar. Ama tabii asıl başarıyı,
DGM savcısı oturup da Nuri Alço Revival hakkında bir dava açtığı zaman
elde etmiş olacaklar.
Öyle görünüyor ki şu anda birkaç tane zeki
çocuk evlerinde ekran başında karınlarını tuta tuta gülüyorlar. Yaptıkları
şakanın keyfini çıkarıyorlar. Bendeniz onların önünde saygıyla eğiliyorum.
Bir ülkenin gençliğinin ölmekten beter edildiği daha iyi ifade edilemezdi.
"Onu yapma, bunu yapma, şunu düşünme, ötekine sakın bakma! Alın
ulan! Delirdik işte!" cümlesi bundan daha eğlenceli bir biçimde
kurulamazdı.
Türk filmlerinde kızların içkisine ilaç
atmaktan daha kayda değer bir olayı görülmemiş olan Nuri Alço’nun
"Valla benim olayla ilgim yok!" açıklamaları da ayrı tabii. Ama
bugünlerde bu ülkenin acayip yasaklarından dolayı şahsen sıkıntılar yaşamakta
olan bir kimse olarak harekete katkısı olacak bir jestte bulunmayı daha uygun
buluyor ve bağırıyorum:
"Yaşasın Alaska Frigo!"
Delirmek... O derece yani.
Her şey daha güzel bir dünya için!
Bildiriler Eylemler Medyadan Seçkiler Üyelerimiz Katılım Mektuplaşmalardan Seçmeler