Free Web space and hosting from wakaf.net
Search the Web

Renkli Çocukların Renksiz Ülkesi

Renkli Çocukların Renksiz Ülkesi

Ece Temelkuran
Milliyet, 3 Kasım 2002

Belki oy vermeye gittiniz, belki daha gitmediniz. Küçük karar akıllarıyla, büyük karar kalpleri arasında bir kahvaltıdasınız. Siz şimdi "boşa gidecek" oyların, "boşa giden" insanları gibisiniz. İnsan hiç boşa gider mi? Tek bir kişi bile olsa vardır insan. İnsan boşa gitmez

     Sonra hayat hepimize aynı şeyi öğretiyor:
     "Sandığınız gibi değil!"
     Yani hayatla ilgili her ne sanıyorduysanız öyle değil. İşler sizin hayal ettiğiniz gibi işlemiyor. Her şeyin iyi gideceğine ilişkin herhangi bir iz, bir ipucu, bir iyimserlik kırıntısı görünce heyecanlanmamayı öğreniyorsunuz. Size bunu, kalbinizi döve döve öğretiyorlar. Ama siz yine de, sanki bir gizli yenilmezlik fikri varmış gibi kafanızda "küçük kararları aklınızla, büyükleri kalbinizle vermeye" devam ediyorsunuz, devam etmeye gayret ediyorsunuz.
     Seçimde kime oy vereceğiniz de küçük gibi görünen, düşündükçe büyüyen bir karar oluyor bugün. Gündelik politik koşullara göre mi karar vereceksiniz, gidip en istediğiniz partiye mi oy atacaksınız? Tabii bu ülkede "oyunuzun boşa gitmesi" diye, belki başka bir ülkede olmayan acayip bir durum olduğu için kalbinizi tırtıklayıp duruyor "küçük karar akılları". Küçük kararların aklıyla davranınca içinizdeki bir başka şeye ihanet etmiş gibi hissediyorsunuz; tuhaf bir iç ezilmesi. Nihayet "Zaten hiçbir parti benim istediğim gibi değil" diyerek, kendi kalbinize ihanet etmenin iç burulmasını hafifletmeye çalışıyorsunuz.
     Çünkü sevgili kardeşim, siz, bu ülkenin görünmeyen insanlarındansınız!
     

"Benim adım Baran"

     İstanbul’da (belki başka şehirlerde de vardır) tuhaf yazılar var duvarlarda. Aylardır bir dip akıntı gibi sürüp giden bir "hareket" var mesela. Kocaman harflerle şunları yazıyorlar şehrin her yerine:
     "Benim adım Baran", "Benim adım Dilan", "Benim adım Berfin"...
     Geceleri çıkıp birtakım çocuklar, başka hiçbir şeyi kastetmeden Kürtçe isimlerini yazıyorlar şehre. Kimi insanların görünmez olduğu bu ülkede gecenin çocukları isimlerini kazıyorlar sokaklara.
     Sonra başka yazılar da var:
     "Başbakan Nuri Alço!"
     Var olan siyasetin hiçbir yerlerine denk gelmediğinden olacak, çocuklar geceleri dalgalarını geçiyorlar şehirle. Bir öfkeyi alayla stilize edip duvarlara yazıyorlar.
     

"Öbür" partiler

     Sonra her fırsatta yok edilen, "başka türlü" olmaya gayret eden partilerin afişleri:
     "Paranın saltanatı varsa halkın da TKP’si var".
     Mitingleri nedense bir türlü televizyonda yayınlanmayan DEHAP’ın, partinin heyecanını karşılayamayan afişleri...
     ÖDP lideri Ufuk Uras’ın başka hiçbir parti liderinde olmayan, oğluyla parkta futbol oynamaktan gelen yüzü...
     Bu insanlar neredeler? Bütün bu insanlar... Nerede? Renkli çocuklarına rağmen renksizleşen bir ülke, bütün renklerini görünmez ilan ediyor. Görünmez insanların ülkesi burası. Bu yüzden merkez partilerin çığırtkan minibüsleri, kendilerine nasılsa çok inanmış sesler çıkararak sokaklarda gezebiliyorlar!
     Siz şimdi belki oy vermeye gittiniz, belki daha gidemediniz. Küçük karar akıllarıyla, büyük karar kalpleri arasında bir kahvaltı etmektesiniz. Siz şimdi "boşa gidecek" oyların, "boşa giden" insanlarısınız belki. İnsan hiç boşa gider mi? Yalnız olsa bile, tek bir kişi bile olsa, vardır insan. İnsan boşa gitmez. Ama işte:
     

İşler sandığınız gibi değil ama...

     Siz küçük partilere bölünmüş büyük bir duyarlılığın insanlarısınız.
     Bir seçim gecesi, ne ideolojisini
     ne de başka bir şeyini sevdiğim İşçi Partisi’nin genel merkezinde izlemiştim sandıkların açılışını. Oylar çıkmadıkça bir adamın yüzünün büzüşen bir yara gibi küçüldüğünü görmüş idim. O adam bu ülke için iyi şeyler istemekteydi. Öbür "küçük" partilerdeki insanlar gibi bu ülke için iyi şeyler dilemekteydi. Ben o zaman, yüzleri bir yara gibi küçülen bütün insanların bir gün bir araya geleceğini sanmıştım. Ama sonra döve döve öğretti ki hayat:
     "İşler sandığınız gibi değil!"
     Ama yine de insan, boşa gitmez! Biliyorsunuz değil mi? 

 

geri dön


Her şey daha güzel bir dünya için! 

Ana Sayfa

Bildiriler       Eylemler        Medyadan Seçkiler       Üyelerimiz        Katılım        Mektuplaşmalardan Seçmeler 

e-mail: naroism@myway.com