Engin
Ardıç
Star
-
Her
dört vatandaşımızdan birinin ruh hastası olduğu araştırmalarla kanıtlandı.
Toplumun içine düştüğü değerler karmaşası, eski ahlak düzeninin yıkılıp
yerine bir yenisinin kurulamaması, daha, hızlı sınıf değiştirme olanaklarının
getirdiği kültürel başdönmesinin etkisi geçmeden, bu kez sınıf değiştirme
yollarının birdenbire kapanmasının yarattığı derin hayal kırıklığı
ve umutsuzluk, soğuk savaşın bitiminden sonra ‘kitsch’, yani yüzeyde ve
zevksiz Amerikan uygarlığının bütün pislikleriyle ülkemizi teslim alması
ekonomik krizle de desteklenince, içinde debelendiğimiz bu çirkin bataklık,
ruh sağlığımızı, beylik deyimle ‘olumsuz yönde etkiliyor’.
Böyle
kargaşa dönemlerinde tatlı tatlı saçmalayanların sayısında artış gözlenir.
Dönüp
dönüp erkeklerle sorunlarını kusan köşe yazarı hanım da bu ‘meyanda’
değerlendirilmeli, şeytana tapmaya kalkacak kadar zıvanadan çıkmış çocuklar
da, sinema karanlığında birbirleriyle yiyişen çember sakallı ve başı bağlı
gençler de, baba parasıyla alınmış arabayı götürüp götürüp
biryerlere çarpan zengin zibidiler de, gırtlak kesen lumpen tinerciler de...
Kafaların
ne kadar karışık olduğunu, ana dilini bırakıp Türkçe-İngilizce kırması
piç bir dille konuşanlardan da anlayabilirsiniz ( ya da, bilgisayarın da
etkisiyle, konuşmak zorunda bırakılanlardan)... Hani şu, sanal ortamda
nikini tıklayıp çet yapan takımı.
Şimdi
bakın... Politika artık gençleri çekmiyor, sol da öldü ya, nasıl dışa
vuruyorlar sıkıntılarını...
Örgüt
de kuramıyorlar ya, ‘hareket’ kurmuşlar.
İsmi,
sıkı durun, şöyle: Nuri Alço Revival Organization. NARO.
Yani,
Nuri Alço’yu canlandırma hareketi.
Kim
ulan bu Nuri Alço? Ernesto Che Guevara, ya da Abdullah Öcalan gibilerden
birisi mi?
Hayır,
eski Yeşilçam filmlerinde ‘kötü adam’ oynayan bir çocuk (bizim kuşaktan
olduğu için ağız alışkanlığıyla çocuk dedim, yaşını başını almış
kocaman bir adam). Hani canım, Danyal Topatan, Hasan Ceylan, ‘Tecavüzcü Coşkun’
falan gibi bir ‘karakter aktörü’. Altı da bu, üstü de bu.
Eee,
bu adam hapislere falan mı girmiş? Sinema piyasasında adamcağıza iş mi
vermiyorlarmış, kara listeye falan mı almışlar? Elden ayaktan düşmüş de
ilgi mi göstermiyorlar?
Yok
yahu, Nuri Alço’nun ‘temsil ettiği negatif öğelere’ sahip çıkıyorlarmış
çocuklar.
Eylemleri
elbette İnternet üzerinden! Bir de, duvarlara Nuri’nin ismini yazmak şeklinde
gerçekleşiyor. ‘Yazıya çıkıyorlar’, yetmişli yılların sağdan ve
soldan salak ağabeyleri ablaları gibi. Ancak, onlar gibi kendilerini Amerikan
gizli servislerinin ‘Türkiye’ye yeniden şekil verme’ operasyonunda
kullandırtıp üstelik bir de ölecek kadar enayi de değiller herhalde... Onun
için, Nuri Alço yazıp gidiyorlar.
Böylece,
‘siyasal ve toplumsal yapıya karşı geliyorlarmış’.
Ama,
bu NARO hareketi, siyasi bir oluşum değil, siyasi mesajları da olan bir
toplumsal bağımsız bilinç hareketiymiş.
Öyle,
haybeden hareket işte.
Sloganları:
‘Mekanımız sokaklar, silahımız boyalar, cephanemiz Nuri Alço!’
Bir
cümle kurmuşlar, ben içinden çıkamadım. Buraya aktarıyorum, anlayan varsa
bana da bildirsin: ‘Nuri Alço ismi, Kozan Dağı’nın eteğinden zirvesine
taşınırken vadiler la ilahe ill’Allah sesleriyle çınlayacak, son günlerini
Allah sevgisinden sarhoş, ızdıraplar içinde geçiren Ata’mızın kederli
ruhu elbet o gün şadolacaktır.’
Yani
bu kavramlarla da dalgalarını geçiyorlar, Türkiye’yle de falan işte.
Ne
yapsın çocuklar? Düşünce yok, teori yok, ideoloji yok, lider yok, örgüt
yok, parti yok, sendika yok, çıkar yol yok, üstelik iş miş de yok para mara
da yok, bir kalan saçmalamak. Bu boşluğa ‘pratik’ de bu.
Saçmalama
haklarını kullanıyorlar, ama bu onları hiçbir yere götürmeyecek.
Devrimci
olduklarını da söylüyorlar.
Eh,
hiç olmazsa şu ‘tikky’ler gibi sopalık değiller ama, bu kafa karışıklığıyla
devrimci değil, ancak ‘revolutionary’ olurlar kendilerince.
Çünkü
kurdukları, bir ‘revival organization’dur!
Shit!...
Fuck!... Hay aksi!... Bin kunduz!... Aman oğlum Nuri kendine mukayyet ol,
siyasi şube böyle gavurca laflardan anlamaz, başın kötü derde girer, örgüt
liderliğinden papazı da bulursun üstelik. Siz de dikkatli olun çocuklar, şakayken
kakaya dönüşmesin bu masum zırva da, kimsenin canı boşu boşuna yanmasın
sonra. Pis sakallı tipi kayık oğlanları kahvelerden ‘satanist’ diye
yakalayıp yakalayıp götürdüklerini biliyorsunuz.
Her şey daha güzel bir dünya için!
Bildiriler Eylemler Medyadan Seçkiler Üyelerimiz Katılım Mektuplaşmalardan Seçmeler