Nuri Alço Hareketi ile Ruhsuz Bir Söyleşi'Bu kuşak Mastürbasyon Kuşağı' Kutlu Esendemir İstanbul’da Fenerbahçe - Suadiye, Izmir’de Karşıyaka - Alsancak gibi bazı büyük kentlerin rantiyeci semtlerindeki duvarlara, Nuri Alço imzalı grafittiler yazarak, interaktif kanalda varlıklarını duyurdular... Gurubun adı, “Nuri Alço Revival Organization” (NARO)... Türk sinemasının ünlü siması, hem mafyoz, hem kurnaz, hem kolpacı rollerde, kızların içkilerine ilaç atıp yatağa atacak kadar “hain” karakterlerin sahibi Nuri Alço’nun adını duvarla yazıp, sisteme gizli saklı, örtülü örtüsüz, imalı imasız bir tavır oluşturmasındalar. Kavgasız medyanın bazı “marjinalleri” tarafından farkedilip, kaygıyla da olsa söz hakkı verilen Narocular’a bir de biz bakalım dedim. Söyleşi yapmak için, sitelerine mail attım, talebimi ilettim ve telefon bıraktım. Ertesi gün, guruptan gürbüz ve tok sesli, sanırım 22-23 yaşlarında, her konuya olumlu girip olumsuz cevap verme başarısını gösteren ve kendisini net sözcüklerle ifade eden biri aradı. Yüzyüze görüşemeyecegimizi söyledi. Soruları mail ile yollamamı istedi. Yazışarak yapalım dedim. 0 zaman ayrıntılı cevap veremeyeceklerini belirtti. Commandante Marcos ile bile Meksika cangılında söyleşi yapılırken, burnumuzun dibindeki Narocular’a ulaşamadım. Kokularını, renklerini, gözlerini, ne yediklerini, ne içtiklerini, nasıl giyindiklerini, nerede ve nasıl yaşadıklarına tanık olamadım. Onların torunlarına anlatacak nurtopu gibi bir eylemi vardı, ama bana ise geriye bu ruhsuz söyleşi kaldı. NARO 11 Eylül saldınlarından bir iki gün evvel bir gece yarısı yürüyüşü sırasında Gearte Olup ile Gulyabani’nin rutin sohbetlerinden birinde doğdu. 10 Eylül’ü 11 Eylül’e bağlayan gece ilk eylemler gerçekleştirildi. Çekirdek kadromuz dört kişiden oluşuyor. Gearte Olup, Gulyabani ve Canavar 23 yaşında üniversite öğrencileri. Çelebi ise 26 yaşında ve serbest meslek sahibi. KURULUŞU Hiçbirimizin şahsi siyasal eğilimi ön plana çıkmadı. Her ne kadar bazı konularda birbirimizden farklı düşünsek dahi ilk etapta amacımız bir hareket başlatmaktı. Bu hareketin ilk hedef kitlesi de aynı bizim gibi birbirinden farklı düşünen ama kitlesel bir muhalefet hareketinin başlatılması konusunda hemfikir olan bireyler olmalıydı. Bu bağlamda NARO’nun kendi siyasi kaygısı toplumsal hareketle sınırlıdır. NARO bir doktrin önermez. DERDİ Daha bilinçli, yüksek sesle “hayır”
demesini bilen, kafa tutan, inat eden; bunların yanında ortak geleceğini düşünebilen
ve tepkisinin ölçüsünü buna göre ayarlayabilen bir toplumdur. Böyle bir
toplum zaten en doğru siyasi tercihi çıkaracak ve tercihin en sağlıklı şekilde
uygulanmasını sağlayacaktır kendi içinde. Ve böyle bir toplumun
kurulabilmesi için de öncelikle o toplumun geçmiş takıntılarının
mizahla, muziplikle ve hicivle yumuşatılarak yıkılması gerekiyor. Aynı hiç
yıkılmamış olması gereken değerlerimizin evvellice yıkılışında olduğu
gibi. Karşımıza aldığınıız herkese bize saldırdığı silah neyse onla
karşı koyuyoruz. NURİ ALÇO GRAFİTTİLERİ İlk günlerde büyük bir heyecanı simgeliyordu. Bugün ise heyecandan çok, uygulanamaya konmuş ve işe yaramış bir planın en işlevsel parçası gibi. Bu heyecanımızı kaybettiğimiz anlamına gelmiyor, ancak artık bu eylemleri çok daha fazla insanla paylaşıyoruz ve bu paylaşımın sorumluluğu bizi daha ağırbaşlı düşünmeye yöneltiyor. Bize katılan diğer dostlarımız için de bu böyle olmalı. Evet duvarlara yazı yazmak belki kanun dışı bir eylem ve kanun dışı eylemlerde bulunmak da bir çok genç için tehlikesi arttıkça güzelleşen bir eğlence. Ama üyelerimiz için ideal olan duvarlara yazı yazmak değil, hepimizi o duvarlara yazı yazmaya yönelten karşı koyma bilinci olmalı. Yeni eylem biçimleri elbette ki göreceksiniz. Ancak hemen değil... MASTURBASYON KUŞAĞI İçeride TBMM’nin, YÖK’ün, DGM’nin ve dışarıda da IMF’nin, NATO’nun ve AB’nin, verilecek yüklü bir hesabı var bizim neslimize karşı. Şu dergiyi okuyan gençler şayet bizi halen anlayamıyorsa bunun suçlusu da işte bu kısaltmaların arkasına gizlenmiş sağlıksız kurumlar. Zira çıplak etten başka hiçbir şeyden etki alamayan ve hiçbir şeye tepki vermeyen bir garip mastürbasyon kuşağı yaratıldı, bilinçli bir şekilde. Ve o neslin belki de en parlak beyinleri kendilerini ifade edebilecekleri kitlesel bir oluşum bulamadıkça en aşırı İraksiyonlara kapılarak harcanıp gittiler. Bugün yaşadığımız, 70’li yıllar boyunca yaşanan genç kıyımından çok daha elim ve vahimdir, zira o yıllarda hiç değilse düşünen ve tavrını belli eden bir nesil vardı. Bugünkü nesillerin toplumsal ve siyasi bilinçleri onlar daha 10 yaşına gelmeden kafalannın içinden sökülüp alınıyor hissettirilmeden. Buna bir son verilmesi ve gençlerin giderek daha aktif ve daha yoğun bir biçimde örgütlenmesidir beklentimiz. POLİS Polis bizi bilmiyor. Ya da belki biliyor da peşimize düşmüyor. Bir gece bizi eylem üstünde yakalarlarsa da çok üzerimize geleceklerini sanmıyoruz. Çevremizde bizim NARO’nun kurucuları olduğumuzu bilen az sayıda insan var. Ancak kimimizin ailesi külliyen biliyor NARO’yu ve hatta aile içi eylemci ve destekçi üyelerimiz de var. Daha fazla bilinmek istemiyoruz. Deşifre olan bir arkadaşımız olursa işi şakaya vurur ya da kendisinin duvarlara asıl yazmak istediği ismin mesela Serpil Barlas olduğunu söyler zaten. GRAFİTTİ RÜYASI Örgütü kurduğumuz gece Dünya Ticaret Merkezi İkiz Kulelerine yazmak istiyorduk, ertesi gün yıkıldılar malum. Yazmak istediğimiz çok yer var. Mesela tüm medya plazaların üzerine dev puntolarla yazmak isterdik. Tüm üniversitelerin rektörlük binalanna ve tüm disko, gece kulübü, bar, taverna türü eğlence mekanlanna, tüm futbol stadyumlarındaorta yuvarlağın içine yazmak isterdik. ELEŞTİRİ Statükoyu ve değişimi simgeleyen köhnemiş akımlar olarak kimi romantiklerce sahiplenilebilirler belki. Ama mantıklı bir siyasal çerçeve içerisinde varlıkları bile eleştiri konusudur. İdeolojik işlevlerini çoktan tamamlayıp emekliye ayrılmış olması gereken kavramlar bizce. Zamanında olması gerekiyormuş belki ve olmuş, bunu sorgulayamayız. Ama bugün halen ortalıkta “ben sağcıyım” yahut “ben solcuyum” diye insanlığından evvel bu alt kimliğiyle var olmaya çabalayan gaffiller dolaşıyorlar ve karşıtlarının ne demek istediğini anlamaya çalışmadan sahip çıkıyorlar ise kendi taraflarına, o zaman bunlar da ortadan kaldırılması gereken kavramlar haline gelmişler demektir. Kaldı ki bir insan neye göre sağda veya neye göre soldadır? Bunu belirleyen nedir? Solcu demek sosyalist demek ise sosyalist bir ülkenin solcusu solcu mudur? Ya da mesela Atatürkçü iseniz toprak milliyetçisi misinizdir yoksa muasır medeniyetlere yetişeceğim kaygısıyla globalist mi? Laik bir devletin memuruysanız Müslüman olabilir misiniz? Müslüman iseniz laik bir hükümete oy vermek zorunda mısınızdır? Daha onlarca soru sorulur bu konuda. Herşey alt kimliklerde bağlanıp kalıyor ve birbiriyle çatışan tüm alt kimlikler yüzünden insanlar bir araya gelip ortak bir hareket başlatamıyorlar. KARANLIĞIN TADI BİR Neyle nasıl yönetilirsek yönetilelim, iyi yönetilmek istiyoruz. Devletimizin şekli her ne olursa olsun itibarlı bir devletin milleti olmak istiyoruz. Eğitimiınizin şekli her ne olursa olsun iyi eğitilmek istiyoruz. Dedelerimizin “Ayşe-Fatma adı bir, karanlıkta tadı bir” derler. Biz o tadı aydınlıkta istiyoruz! MHP Tüm suçlarından güç alan hakim sistem partisi. REHA MUHTAR En kanlı terörden daha tehlikeli... Toplumların afyonu, gaffil gezenlerin şaşkın habercisi... AHMET NECDET SEZER Biraz da karizması olsaydı bu hüküınet iki sene evvel kaçıp gitmek zorunda kalır, kendisi de kahraman olurdu... BBG EVİ Kitlesel uyutulma politikasının en önemli öğelerinden biri. Samimi bir röntgenciyi bile tiksindirecek kadar ucuz teşhircilik... DEMİREL Şapkasında kaybolan neslimizin BaşMandrake’si! AHLAKÇILIK Tabu yıkıyoruz diye ayaklar altına alınan tüm insani inceliklerin, tüm sosyal ve kültürel değerlerin yanındayız. Haklar ve özgürlükler şayet ahlaki değerleri yok etmeye başlamışlar ise önce kendileri yok olsunlar. İnsanı insan kılan tüm inceliklerin ve hassasiyetlerin arkasındayız. Nezaket, zarafet, büyüklere saygı, mertlik, dürüstlük, iyi niyet gibi bugün pek çok insanın hayatına sadece ticari televizyon dizileri vasıtasıyla girip, o dizilerin hemen arkasından başlayan magazin programlanyla apar topar çıkan değerlerin toplumun temel direkleri olduğuna inanıyoruz.
|
Her şey daha güzel bir dünya için!
Bildiriler Eylemler Medyadan Seçkiler Üyelerimiz Katılım Mektuplaşmalardan Seçmeler