Free Web space and hosting from wakaf.net
Search the Web

Sizin Nuri Alço'nuz kim?

M.Ali Yılmaz
Yaşayan Bursa - 12/02/2002 

Internet'te "Naro" isimli bir organizasyon kuran bir grup gencin tek amacı tıkır tıkır işleyip giden mevcut "düzeni protesto" etmekmiş. Protesto yöntemiyse hayli ilginç. En az on metreden görülebilecek şekilde herhangi bir duvara "Nuri Alço" yazacak ve bunu da gruba bildirecekmişsiniz. İlginç değil mi?
Bu ülkenin insanları dağa taşa varıncaya kadar yazmadık isim, yazmadık slogan bırakmadılar, ha bir de "Nuri Alço" yazsalar ne olacak?
Peki, niye Nuri Alço?
Sinema sanatçısı Nuri Alço aslında bir "günah keçisi", daha doğrusu bir sembol.
Yeşilçam filmlerinde canlandırdığı karakterlerle özellikle gençleri içki ve uyuşturucu batağına düşüren, kötü yollara sapmalarına neden olan, kadehine uyku ilacı kattığı günahsız iyi aile kızlarına kılı bile kıpırdamadan tecavüz eden, üstelik bunu yaparken de vicdanı hiç sızlamayan, sarı bıyıklı, uzun zincirli madalyonu beyaz gömleğinin arasından sallanıp duran kaypak bir tipi canlandırır Nuri Alço.
En bariz özelliği değişmez bir biçimde "kötü" olmasıdır.
Ve herkesin yaşamında mutlaka en az bir tane vardır onlardan.
Sahi!
Sizin Nuri Alço'nuz kim?
Hiç düşündünüz mü?
Kimdir sizi kandıran, gözünüzü boyayıp içkinize uyku ilacı kattıktan sonra kameralar eşliğinde bir güzel tecavüz eden?
Senaryonun ilerleyen bölümlerinde "suçu başkasına" atıp, tereyağından kıl çeker gibi işin içinden sıyrılıveren?
Her filmde yakayı ele vermesine karşın, diğerlerinde yine mutlaka karşımıza çıkan?
Mesela şu "Bankalar Operasyonu"nun Nuri Alço'su kim?
Devlet'in istediği bankayı batırdığı bir ülkede kime, neye inanacağımızı şaşırdık kaldık?
Kimi banka sahipleri hapse atıldı.
Kiminin bankasına el kondu ama ne hikmetse onlara dokunulmadı bile?
Kiminiyse bırakın hapse atmayı, yeni yasa çıkartıp bankasına para koymaya çalışıyorlar!
Neşe Düzel, Radikal Gazetesi'nin dünkü sayısında, Vakıflar ve Halk Bankası'nın genel müdürlüklerini de yürüten, bankacılığın en saygın isimlerinden biri İsmet Alver'le güzel bir röportaj yapmış.
İsmet Alver orada diyor ki, "Bankacılık sektöründeki çöküntü münferit suiistimallerden çok, ekonomideki yanlışlıktan ötürü yaşandı. Suiistimaller yüzünden bankalardan gitse gitse 1-2 milyar dolar giderdi. Oysa sektör, -hatalı yönetimden ötürü- öz kaynaklarından 7 milyar dolar kaybetti! Çünkü ekonomi kötü yönetildi. Ekonomideki küçülmeden ötürü Türkiye'nin gayrısafi milli hasılasından 50 milyar dolar gitti."
Hadi buyrun!
Kim verecek şimdi bunun hesabını?
Mesela bu memlekette kamu bankalarında on yıllardır yaşanıp giden soygunlardan ötürü yargılanan siyasetçi var mı?
Böyle bir şeyin varlığını hiç hatırlamayan İsmet Alver, devamında şunları söylüyor:
"Banka hakkında dava açılması olurunu Bakan verir. Savcılığa intikal etmiş dosya sayısına bakıldığında, bir çok dosyanın bekletildiğini anlarsınız!.."
Şimdi çıkın işin içinden çıkabilirseniz!..
Savcılığa intikal etmiş dosyalar konusu da ayrı bir muamma.
Acaba Cavit Bey’in Nuri Alço'su kim?
Beğenirsiniz beğenmezsiniz...
Kaldı ki pek çok insanın beğendiği, Bursa'da yapılan karşılamayla ortaya çıktı.
Bir "iddianame" hazırlayacaksınız...
Adamı apar topar Amerikalar'da derdest edip cezaevine koyacaksınız.
"Suçluluğu ispat edilene kadar kanunlar önünde herkes masumdur" temel hukuk prensibi hiçe sayılıp, medya kanalıyla haftalarca linç eylemine girişeceksiniz...
Sonra?
Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılayacaksınız...
Aylarca hapiste tutacaksınız...
Sağlığından edeceksiniz...
Sonra, yaptığınız işin artık iyice sırıtan komikliğini anlayıp "iddianameyi" DGM yerine, Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşıyacaksınız...
Ve hapiste geçirilen 10 ayın ardından bu mahkeme sizi derhal "bihakkın" tahliye edecek!..
Bir "iddianame" eldeki delillere dayanılarak hazırlanır.
İnsanlar bu delillere istinaden tutuklanır.
Ve dünyada hukukun esas alındığı hangi ülkede olursa olsun mevcut tablonun ardından, bu "iddianameyi" hazırlayanlar mutlaka sorgulanır.
İşin daha da komik tarafı ne biliyor musunuz?
Şimdiye dek böyle bir şey sözkonusu değil ama diyelim ki Cavit Çağlar yargılama sonucunda kendisine isnat edilen suçtan mahkum oldu...
Zaten kendisine verilebilecek en fazla ceza 36 ay ve bunun da en fazla yüzde 40'ını yatmış olması, suçunu çekmek için yeterli.
Zaten onu da hapiste geçirdi Cavit Çağlar.
Yani, Türkiye'de yaşayan pek çok insan gibi mahkum olmadan hüküm giydirildi!..
Peki, gerçekte gerekmediği halde O'nu cezaevinde tutan, tutturan neydi sevgili okurlar?
Kendisi adını bile ağzına almıyor, "Kimseyle hesabımız yoktur" diyor ama...
Cavit Bey’in Nuri Alço'su kimdi?

 

geri dön


Her şey daha güzel bir dünya için! 

Ana Sayfa

Bildiriler       Eylemler        Medyadan Seçkiler       Üyelerimiz        Katılım        Mektuplaşmalardan Seçmeler 

e-mail: naroism@myway.com