ne yapmaya çalıştıgınızı anlamak açıkcası kolay.evet burası türkiye.ve
insanların beyninin kolay yıkanabilecegi bir ülıke ama ben derim ki herkes
bir değildir bu maili yanlış bir insana attıgınızı zannediyorum.benim şahsıma
söyle bir bakacak olursak:kominizm yanlısı ,düşünceyle vatan haini bir
insanım ve ne sizin nede baskasının yazdıkları beni ilgilendirmiyor.ben o
sizin beynını yıkadığınız dünyaya at gözlüğüyle bakan insanlardandeğilim
kim ve ne için çalıştığınızda umrumda değil ne bu ülke nede dinin
kullanılması konusundaki fikirlerimi beynimden kazımanızmümkün değil.asıl
olaylara materyaliist felsefeyle bakan sizlerin beyninin arındırılması
gerekiyor.fakat ülkemizde bu kadar hazır düşkünübaşımızda bu kadar
gerilla olmaya devam ettiği taktirde buda biraz da zor...
+insanlara saygım sonsuz iyi günler
xxxx xxxxx.
Sevgili xxxxx, Bizi anlamanın kolay olduğunu düşünerek basite indirgediği için yanlış anladığıyla kalanlardan öyle ilginç iletiler alıyoruz ki yazdığın cevap bizi şaşkınlığa düşürmedi. Seksen sonrası acımasız kapitalizmin kirli ellerinde yoğrulmuş; haram ekmeğini hangi yozluktan kazanıyorsa onun gafil kölesi olmuş şaşkın toplumumuzun tutarsız eleğinden geçen her insanın düşebileceği bir yanılgıya düşüyor olman şaşırtmıyor bizleri. Bizi şaşırtan, dünyayı kasıp kavuran kafatasçı milliyetçilik rüzgarlarının ortasında, kendisinden yüzlerce ve hatta binlerce yıl sonrasını aydınlatan bir umut ışığı gibi doğan Karl Marx'ın çizdiği entelektüel yola baş koymuş saygıdeğer bir yoldaşımızın bu harekete verdiği tepkinin bayağılığıydı. Evet xxxx, itiraf ederiz ki seninki gibi aydınlık bir kafadan ve adanmış bir yürekten daha destekli, daha ayrıntılı bir tepki beklerdik. Emeğin yükselişi ve halkların kardeşliği uğruna, cefayla nasırlanmış ellerin birleştiği aydınlık gelecekler uğruna baş koyduğumuz yolumuzda düşüncelerinden geçeni kaleminden ve sprey boyasından esirgemeyenlerdeniz biz! Elbette ki kenetlenmiş halkların ve dünyevi paylaşımın ulu başbuğu Karl Marx'ın gösterdiği ve bizim yakın kılmak istediğimiz uzak gelecekleri hedeflerken kendimize seçtiğimiz yöntem birçoklarına tuhaf geliyor. Ne var ki bizler cihadımız için söylemimizdeki inceliği anlamadığıyla kalmayı tercih eden ahmaklardan mütevellit bir ordu kurmaya hevesli değiliz. Karl Marx'ın da "toplumları rahatlatan afyon" olarak nitelendirerek iltifat ettiği yüce dinimizin verdiği imanla ve daimi liderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği laik çerçevede kanımızın son damlasına kadar sahiplendiğimiz ülkümüzü anlayabilen tüm bilinçli insanları davet ediyoruz örgütümüzün sıcak çatısı altına. Ancak bu davetleri anlamadan peşinen kabul eden atraksyon (çekimlilik) meraklısı gafillerin içimize sızmasına izin vermediğimiz gibi, aramızda bulunmaya layık olduğuna inandığımız ancak kendimizi yeterince anlatamadığımız fikirdaşlarımızı da kaybetmek istemiyoruz. Tüm bu açıklamalardan sonra ilk söylemek istediğimiz şey, seni kesinlikle devletimizin tarihten gelen önyargılarının altında ezilerek ilan ettiği gibi bir "vatan haini" olarak görmediğimizdir. Hangi sağduyulu mantık halkların kardeşliğini, emeğin kutsallığı ve hakça paylaşımı bir ihanet olarak görebilir? Hayır xxxx, sen bir hain değilsin. Senin ihanetin olsa olsa mevcut kokuşmuş düzenden beslenen pisboğazlaradır. Senin ihanetin olsa olsa dünyayı sadece güçlülerin ayakta durabildiği ilkel ve hayvani bir arenaya dönüştürmeye çalışan çirkefleredir. Senin ihanetin bilinçsizliğe ve yozlaşmayadır! Popüler öğeler ve temalarla beyninin yıkanmasına memnuniyetle izin verip hayatı boyunca her türlü sömürüye pes eden gafillere; ideolojilere birer trend olarak bakıp hangisi kendisini daha farklı ve daha popüler kılacaksa ona sahip çıkan şaşkınlaradır senin ihanetin. Çünkü sen komünistsin! Çünkü sen farkındasın! Farkındalık ne ağır bir yüktür günümüz dünyasında heyhat! Ortada dönüp duran oyunun vehametini idrak eden bir beyin için ne kutsal ve fakat ne zordur bu sorumluluğu taşımak, bu bilince sahip çıkmak ve kendini ona karşı verilecek her türlü mücadeleye adamak?! Kocaman beyinsiz bir kalabalığın imansızca özümsediği sapık sosyal ilişkilere karşı duruşuyla düştüğü yalnızlıkta silinip gitmek olmamalıdır karşı çıkan insanın akıbeti. Herkesin göremediğini görmekten yorgun düşmüş gözlerindeki pırıltıyı asla kaybetmemelidir antikomformist. Çünkü o evrimin büyük kitlelere sunabildiğinden daha fazlasını kendi diyalektik gelişimiyle kazanabilmiş güçlü bir bireydir. Ve o güçlü bireylerden oluşmalıdır geleceğin aydınlık evreni. Gelecekte güç zeka olacaktır. Gelecekte ışık aklımız olacaktır. Gelecekte en büyük silahlarımız kültürümüz olacaktır. Kültürümüz aşkımızla yoğrulacaktır ve aşkımız evrenin tüm karanlıklarını yedi renkli çiçeklerle donatacaktır! Sen, bu ışıltılı istikbale; tek kutuplu küreselleşmenin uşağı olmuş Amerikan sömürgesi dünyanın bu korkulu(!) rüyasına sahip çıkışındaki imanla geleceği şimdiden yaşamayı hakedenlerdansin, bunu unutma. Marx'ın öngördüğü ve Lenin'in uygulamaya koyduğu üzre hedefimize ulaşmamız hemen mümkün olmayacaktır. Önce toplumsal bir başkaldırı olmalıdır. Ardından gelecek olan kültürel devrimle insanın zihinsel evrimi hızlandırılmalı ve her birey birbiri için varolduğunu haykırabilmelidir. Bu bağlamda, senin de takdir edeceğin gibi amaç birliği eylem birliğinin temel şartlarından biri olmalıdır sevgili xxxx. Maksadımız seni aramıza çekmek değil. Bizim eylemlerimiz ve fikirlerimiz günlük hayatın çarkları arasında kaybolmuş günahsız bir entelektüelin akça-pakça hayatı için fazla karışık, fazla renkli ve heyecanlı. Ama bilmeni isteriz ki, bizi anlamamış ve tepkini de yanlış yolda göstermiş dahi olsan doğru yolda olduğuna inanıyoruz. Neden aynı yoldaki insanlar olarak yalnız başlarımıza yürüyelim? Bataklık sazlarının arasından bizi gözleyen yasal ve kirli ellerden çıkacak kurşunlara daha rahat hedef olabilmek için mi? Aklını gerçekten, gönlünü doğrudan ve gözlerini duvarlardan ayırma lütfen. Her şey daha güzel bir dünya için!