Tarih: 15 Şubat 2002
evet naro bir tesadüf sonrası sitenize girdim ve
gördüklerime ininamadım ,hiç bir ideolojiye bağlı
kamayan bir baş kaldırı gördüm .Bu olay türkiyede bu
güne kadar ilk olan birşşey ,etrafımda okadar benni
sinir eden şey varki bunlara karşı sinirimi
dökebileceğim kendimi ifade edebileceğim bir platfom
bulamadım .Sahtekar siyasi guruplar gençlerin
enerjilerini emimp para kazanma peşinde ve
ideolojileri o kadar darki seni bir cenderenin içine
sokmaya çalışiyorlar Atatürkçü isen dinsiz ,inançlı
isen şeriyatci olman bekleniyor bu ikisinini arası yok
malesef.Bu ülkeyi sevmen için ise faşist olman
gerekiyor işte siz bu kalıpları kıran gerçek bilge
türk gençlerisiniz sizin gibilerin olduğunu bilmek
beni o kadar sevindirdiki anlatamam.Hertarafım
salaklarla dolu bir elinde küçük cep telefonu diğer
elinde araba anahtarı ayaklarında ne anlama geldiğini
bilmedikleri harley botlar ve harley tişörtleri
(amerikada motorcu çete guruplarının giydiği
amerikalılar bağdat caddesine gelseler hemen kaçarlar
heralde bu kadar serseriyi bir arada görünce)
Lafın kısası kabul ederseniz bende aranıza girmek
isterim hepinize saygılar sunuyorum.
xxxxx...
Sevgili xxxx,
Yazdıklarını okurken “işte, bizi tam olarak anlayabilen nadir gençlerden
biri” dedik. Bugün, yalnızca ve yalnızca tüketicileri adam yerine koyan
ve onları da kazıklamaktan başka derdi olmayan maddi değerler dünyasında,
maalesef genç ve dinamik beyinler bilinerek ve istenerek çürütülüyor. İnsanların
akıllarından çok ceplerine ve ezici olma dürtülerine hitap eden ticari
sanatlar
ve çıkarcı akımlarla bezenmiş böyle bir ortamda, yalnız ve yalnız aklıyla
baş kaldırıp, bir şeyleri değiştirme sorumluluğuyla kıvranması
gerekendir,
asıl genç ruh. Zira bilinç ve gerçek, tüm akımların, tüm ideolojilerin
ve
felsefelerin üzerindeki kavramlar olarak her bireyin önünde saygıyla eğilmesi
gereken değerlerdir. Bilincini ve gerçekçiliğini kaybetmiş toplumlar fikir
üretemeyecekleri gibi, kendilerine karşı üretilen fikirlere de tepki gösteremezler.
İşte bugünkü durum bundan ibarettir. Bugün işlek caddeleri dolduran
gafiller
üzerlerindeki pahalı ve rüküş ambalajlarla şaşkın şaşkın gezmekten başka
bir şey bilmemekte, içine sürüklendiğimiz ideolojiler üstü gri karanlığa
çıtır pop yıldızlarınınkinden daha ablak bir surat ifadesiyle baktıklarıyla
kalmaktadırlar. “Peki ama duvarlara Nuri Alço yazmak bir şey değiştirir
mi?” diye soruyor bize inanmak istemeyenler. Ece Temelkuran’ın da dediği
gibi “karınlarımızı tutarak” gülüyoruz. Zira Nuri Alço bir yemdir ve
bizi
anlamak istemeyenler bile o yeme takıldıklarını inkar edememektedirler.
Önemli olan bu hareketi yaymak ve riyakarların gri kalelerine rengarenk
fikirlerimiz ve yıkıcı hicvimizle dalıp bilinçsizliği tahrip etmektir.
Aramıza katıl xxxxx. Seni de yanımızda görmekten çok büyük mutluluk
duyacağız.
Gazamız mübarek olsun!
Her şey daha güzel bir dünya için!