Leyla Gümüş
Zip İstanbul (84. Sayı : 1 Mart -14 Mart)
"Bizler; ülkemizin içinde bulunduğu buhran dönemlerinde, geçmişini unutmaya yüz tutmuş ve sömürü sistemini benimsemiş dünya düzeninden gerektiği kadar hoşnutsuzluk duymayan Türk gençliğine karşı izale-i evsâh vazifemizi yerine getirmek için yola çıkmış, neme lazım, neyime gerek demeyen, mutluluk dünyasının sevgi yolcularıyız. Ovalarında kuşların cıvıldadığı, ezelden beridir hür yaşamış insanların toprağı olagelmiş; şehit ve gazi kanlarıyla sulanırken ulu önder Atatürk'ün muasır medeniyetler seviyesine ulaşmamız için çizdiği yolda hareket noktamızı teşkil etmiş cennet vatanımızın, hilaf-i âde'ye kapılmış yoz beşerlerinin cirit attığı satıhlarına kara bulutlar gibi çöken gaflete karşı mahdut imkanlarımız dahilinde giriştiğimiz mücadelemizin bu başlangıç bildirisiyle temel ilkelerimizi ve Nuri Alço şahsiyetinde ortaya dökeceğimiz eylemlerimizin ana fikirlerini ifşa ediyoruz." (*)
Eylül 2001 tarihinde internet üzerinde yayınladıkları ilk (başlangıç) bildirilerinde böyle diyorlar. NARO (Nuri Alço Revival Organization), ya da popüler basının onlara taktığı isimle Yeni Narodnikler artık az buçuk gazete okuyan, duvar yazılarına dikkat eden, otobüslerde, dolmuşlarda geçen konuşmalara kulak kabartan hemen herkes tarafından tanınıyorlar. Sağı, solu pek belli olmayan bol muhalefet üzerine boca edilen gürültülü eğlencenin; divan şiiri motifleri üzerinde dans eden bir internet eğlencesinin sokaklara taştığına tanık olmaya artık pek gerek yok. Artık tanınıyorlar, biliniyorlar. Ne kadar bilinmek, ne kadar tanınmak istedikleri ise onlara kalmış. Ama NARO kim, NARO'cular kimler, ne yapıyorlar bunlar gibi sorularınız varsa; hiç sormayın daha iyi... Biraz eğlenmek dışında bir amacınız yoksa tabii.
Bilinçaltımızda oynaşan milli güvenlik dersi ve lise iki tarih kitabı kahramanı Kuvayi Milliyecileri onlar. "Cenab-ı Hak'kın dünya üzerinde yarattığı bu cennet parçası kafirlerin eline geçmesin diye bizlere bahşettiği ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bir sosyal hukuk devleti olan laik cumhuriyetimizin muhtelif sahillerinde belden yukarısı çıplak güneşlenerek yağız ve gaflete düşmeye meyilli Türk gençlerinin akıllarını çelen münafık turist kadınlarına kadar herkese..." yayın yapan bir duvar gazetesi NARO. Etrafta muhalefet diye pek bir şeyle karşılaşmadığı için hayatın içindeki her türden çatlak sesin üzerine atlayıp, sayfalarını boy boy onlara ayıran basınımıza taze malzeme. Orhan Pamuk okuyan, reklamlara aldırış etmezmiş gibi duran, gazetelere artık şöyle bir bakmaya bile üşenen, camide cem edip, cemevinde kurban kesebilen, misak-ı milli sınırlarında vefasız Orta Asyalı kardeşleri için hüzünlenen yeni nihilist muhalefet. Etiler, Ulus, Caddebostan, Bağdat Caddesi semalarından, liselerinden ve duvarlarından yükselen yeni interaktif "toplumsal muhalefet" NARO... Ve tabii Nuri Alço'ya yeniden ün ve Beyaz Show'a çıkma fırsatı veren talih kuşu: "Nuri Alço ismi Kozan Dağı'nın eteğinden zirvesine taşınırken vadiler "la ilahe illallah" sesleriyle çınlayacak, ömrünün son günlerini Allah sevgisinden sarhoş, ızdıraplar içinde geçiren Atamızın kederli ruhu elbet o gün şad olacaktır!" diyen bir tarih şuuru aynı zamanda!
Ne oluyor, nasıl, neden diyerek dört bir yandaki televizyon yorumcularına, gazete köşecilerine, liberal, kuvvacı, islamcı demeden orta yerde kendisini tartıştırabilen bir müessese aynı zamanda NARO. Sağ, sol, liberalizm, marksizm, kemalizm, islamcılık demeden dört bir yandan taşınmış malzemeyi, malum analizcilerin yorum merakı ve kendini gösterme hevesiyle yanan ve gerçekle, rüyayı, doğruyla, yalanı, reel ile sanalı ayıramayan artık köseleye dönmüş dimağlarına boşaltıveren, internetten duvarlara, oradan "Türkiye'nin en çok seyredilen ana haber bülten"lerine ve tekrar sokaklara düşüren bir garip muhalefet kuşu. Her renge, her sese, her söze açık dört eğilimi birleştiren eğlence partisi:
"...Liberalizmin kurucusu ve kendisi de bizzat bir ahlâk profesörü olan İngiliz filozof Adam Smith'in gösterdiği yolda denetleyenleri denetlenenlere ezdirmeyen güçlü bir denetim mekanizmasıyla kurulacak yeni bir evrensel sosyal adalet düzeninde, sınırlardan arınmış halkların kardeşçe yaşayacakları istikbalin habercisi olan Karl Marx'ın gür ve temiz sakalındaki kıllar gibi tek ve hür ve fakat kardeşçe yaşamak için savaşmaya değmez mi? Bizler değdiğine inanan ve hatta değeceğini bilen ve o aydınlık günleri iple çeken NARO militanları olarak inandığımız bu yolda tüm yoldaşlarımızla birlikte imanla ilerliyoruz..."
Yeni nesil DJ'lerin, ney üfleyen, nefes veren malum punk dedelerinin kolkola durduğu house partilerin oturma odasında ayakta bekleyen; etrafta cilveleşen bankacı, tezgahtar, öğrenci, yeni işadamı, babadan zengin ajans sahibi, yeni yetme webmaster, broker kalabalığına ters ters bakan yaramaz çocuk: (a.k.a) NARO...
"Eğitilemiyor, öğretilemiyor, sadece yönetilebiliyorduk; ve sonunda bugün kararmış bağrından ancak NARO'yu çıkarabilen gafil gezen şaşkın bir millet haline geliyorduk," diyebilecek kadar kendisini bilen, "Bu bir saldırı değil, bir sitemdir. Bu bir yoketme savaşı değil, bir varoluş mücadelesidir. Bu bir inat değil, bir ahittir. Bir nefretin değil bir sevginin sonucudur. Bir korkunun değil bir cesaretin; deliliğin değil aklın, akılla istenen çıkarların değil gönülle arzulanan bir adanışın mahsülüdür! Ve eylemleriniz birer cinayet değil, olsa olsa intihardır! Her bir intiharımızdan sağ çıkışımız davamızın mukaddesiyetinden aldığımız ölümsüzlüğün solgun ışığında aydınlanan ruhlarımıza bahşedilen bir ayrıcalıktır..." diyecek kadar da yaptığı işten sarhoş, votkaya koyduğu birayı her seferinde biraz daha arttıran çocuklar...
"Aslî amacımız kimseyi yanıltmak değil idiyse bile daha o günlerden bekliyorduk kaçınılmaz olarak yaratacağımız bu yanılgının kaotik derinliklerine düşecek olan dostların ve düşmanların tepkilerini. İşte tereddüdümüz de bu tepkinin boyutlarıyla ilgiliydi. Bugün bir kez daha anladık ki, yüce Allah'ın fazla güzel yarattığını gördükten sonra dünyanın diğer köşelerine iltimas geçiyormuş gibi gözükmemek için üzerine kocaman gafil bir toplum yollayarak lanetlediği bu cennet vatanda bizim sandığımızdan çok daha fazla şaşkın varmış."
Şimdi günlerdir, haftalardır ortalıkta gezinen analiz, yorum ve laf kalabalığına bakıp da NARO'ya katılmamak elde mi? Sahi ne kadar çok şaşkın varmış...
(*) Tüm alıntılar NARO'un http://naro.wakaf.net/ adlı web sitesinden...
Her şey daha güzel bir dünya için!
Bildiriler Eylemler Medyadan Seçkiler Üyelerimiz Katılım Mektuplaşmalardan Seçmeler